AKP 'nin önerisi ile TBMM’de kabul edilmiş olan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunun, iptali istemi ile 111 Milletvekilinin, Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru, nitelikli oy sağlanamadığı için reddedildi. Bu kararla, Anayasa Mahkemesi, kendi geleceğinin vesayet altına alınmasına da izin vermiş oldu. Biz bu hukuksuzluğa “Hayır” oylarımızla karşı duracağız.
ŞİMDİ, KENDİ GÜCÜMÜZE GÜVENME ZAMANIDIR
Kişi hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması, adaletin sağlanması ve demokrasinin korunması için Anayasa Mahkemesi, hepimiz adına hukuka uygun bir karar verebilirdi. Ne yazık ki bu olmadı. Şimdi kendi gücümüze güvenme zamanıdır. 12 Eylül 2010 günü referandum için sandık başına gideceğiz. Oyumuz “Hayır” olacak. Çünkü bu değişiklikler, bizim sorunlarımızı çözmüyor. Aksine hak ve özgürlükler, iktidarda bulunanların keyiflerine bırakılıyor. Demokrasinin harcı olan adalet, vesayet altına alınıyor. Kuvvetler ayrılığı ilkesi yok ediliyor. Çoğulculuk değil, çoğunlukçuluk yönetime hâkim oluyor. Demokrasi yerine, mutlakıyete gidiyoruz. Bu değişiklikler, halkın değil, iktidarda olanların çıkarınadır.
Müzik eğitimi alanında sayısız öğrenci yetiştiren müzik eğitimcisi, MÜZED üyesi sevgili öğretmenimiz Prof. Dr. EDİP GÜNAY'ı 26 Temmuz 2010 gecesi kaybettik. EDİP GÜNAY'ın cenazesi 27 Temmuz 2010 Salı Günü öğle namazından sonra ailesinin, yakınlarının ve çok sayıda müzik eğitimcisinin katılımıyla Aydın Kuşadası Türkmen Camiinden kaldırılarak Kuşadası Mezarlığında toprağa verildi. EDİP GÜNAY öğretmenimizin değerli ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve müzik eğitimcileri topluluğuna başsağlığı dileriz. Türk müzik eğitimine hizmetlerini unutmayacağız. Işıklar içinde uyu sevgili öğretmenim.
Müzik Eğitimcileri Derneği (MÜZED) Genel Başkanı Refik SAYDAM ve Genel Sekreteri Doç. Dr. Belir TECİMER 6 Temmuz 2010 Salı günü MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkan Yardımcısı Halil AŞICI’yı ziyaret ederek bir görüşme yaptılar. Görüşmede 15- 16 Mart 2010 günlerinde Ankara’da Başkent Öğretmenevinde gerçekleştirilen “İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri Değerlendirilmesi Çalıştayı”nda alınan tavsiye kararları doğrultusunda Talim ve Terbiye Kurulunun hâlen gündeminde olan değişiklik çalışmaları üzerinde duruldu. MÜZED adına MEB TTKB Başkan Yardımcısı Halil AŞICI’ya yazılı olarak verilen ve Dernek Başkanı Refik SAYDAM tarafından sözlü olarak da dile getirilen önerilerde özetle şu görüşlere yer verildi: “ ‘İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Haftalık Ders Çizelgeleri Değerlendirilmesi Çalıştayı’nıbasından öğrendik. Basına yansıdığı biçimiyle alınan tavsiye kararlarından ders ve dinlenme saatlerinde öğrencileri rahatlatacak ve sınıf mevcutlarını azaltacakdüzenlemeleri yerinde görüyor ve destekliyoruz. Bir öğretim yılının dört dönem olarak düşünülmesi önerisinin getireceği etkilerinin ve sonuçlarının daha iyi araştırılması gerektiğini düşünüyoruz. Seçmeli ders havuzunun genişletilerek seçmeli ders havuzuna; topluma hizmet uygulamaları, spor ve spor kültürü, müzik kültürü, koro, orkestra, yaratıcı drama, vb. konuların eklenmesi; ‘Düşünme eğitimi’ dersinin isminin ‘Düşünme ve sorgulama eğitimi’ olarak değiştirilmesi önerilerini olumlu buluyor ve destekliyoruz. Ancak seçmeli derslerin gerçek içeriğiyle uygulanabilmesi için okullarımızda gerekli araç gereç ve olanakların sağlanmasına ve öğrencinin hangi dersi seçeceğine yalnız kendisinin karar verebilmesi için gerekli yönetsel düzenlemelerin yapılmasına gereksinim duyulmaktadır.” “Basında, ‘Çalıştay sonrası yayımlanan raporda ilköğretimde Türkçe, hayat bilgisi, matematik, sosyal bilgiler, fen ve teknoloji, inkılâp tarihi, Atatürkçülük, müzik, görsel sanatlar, teknoloji ve tasarım derslerinin ders saatlerinin yeterli olduğu; din kültürü ve ahlâk bilgisi dersinin ise ilköğretim 1. sınıftan itibaren başlatılarak lise son sınıfa kadar haftada ikişer saat okutulması, üniversite giriş sınavlarında din kültürü ve ahlâk bilgisi sorularına da yer verilmesi’ önerilerinin bulunduğu bilgisi yer almıştır. Eğitim süreçleri boyunca güzel sanatlar eğitimine yeterli zaman ve olanak oluşturulmadan öğrenciyi sürekli eleme sınavlarına tabi tutarak birbiriyle yarıştıran uygulamaların eğitim sistemimizde ve çocuk gelişiminde yarattığı sorunları; eğitimde şiddetin tırmanışını eğitimciler olarak üzülerek gözledik ve bu sorunlara çözümler aradık. Güzel sanatlar eğitimine yeterli ders saati ayrılmadığı takdirde Millî Eğitim Temel Kanunumuzda öngörülen Türk Millî Eğitiminin Hedeflerine ulaşılması olası değildir. İlköğretim okullarının tüm sınıflarında müzik dersi için haftada iki saatlik zaman ayrılmalı; liselerde de ortak dersler arasında yer alan müzik ve görsel sanatlar dersleri haftada iki saat olarak düzenlenmelidir. Din kültürü ve ahlâk bilgisi dersinin çocuğun soyut düşünme gelişimi bile dikkate alınmadan ilköğretim birinci sınıfa kadar ve ders saati sayısı artırılarak genişletilmesi girişimini gerek eğitbilim ilkeleri açısından ve gerekse laik demokratik cumhuriyet ilkeleri açısından doğru bulmuyor, bu yöndeki tavsiye kararının kurulunuzca düzeltilmesini öneriyoruz.” “Çalıştayda; müzik, görsel sanatlar ve beden eğitimi derslerinin notladeğerlendirilmesi üzerinde durulduğu ve bu derslerin notla değerlendirme uygulamasına devam edilmesi gerektiği yönünde karar alındığı katılımcılardan öğrenilmiştir. Bununla birlikte basına yansıyan çalıştay kararlarında bu konuda bir belirsizlik olduğu ‘Okul olanaklarının uygun olduğu durumlarda müzik, görsel sanatlar ve beden eğitimi dersinin 6, 7 ve 8. sınıflarda alana/branşa yönelik çalışma ve etkinliklerle yapılabileceği ifade edildi.’ biçiminde bir ifadenin yer aldığı görülmüştür. Bu derslerde elbette ilgili alanlara yönelik çalışma ve etkinlikler yapılmalıdır; derslerin doğası bunu gerektirir. Ancak müzik, resim ve beden eğitimi derslerinde öğrencinin yeteneği değil; her bir öğrencinin kendi yeteneği içinde verilen program doğrultusunda nasıl bir gelişme gösterdiği ölçülür, Başarıyı artırmak için önlemler belirlenir. Bu derslerin notla değerlendirme uygulamasının devam etmesi gerektiği ve ortak sınavlarda bu derslerden de yeterli sayıda soruya yer verilmesi gerektiği açıklıkla ifade edilmelidir.” Refik Saydam son olarak “MEB TTK 07.07.2009 tarih ve 80 sayılı kararına göre devlet konservatuvarlarının hemen her bölümünden mezun olan öğrencilerin pedagojik formasyon sonrası müzik öğretmeni olarak atanabildiğini ancak konservatuvarlara bağlı ‘Türk Halk Müziği’ bölüm mezunlarının yukarıda belirtilen kararda yer almadığını (muhtemelen unutulduğunu) bu durumun Türk Halk Müziği bölüm mezunları aleyhine bir eşitsizlik oluşturduğunu, Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarının da bu konuda MEB TTKB’ye bir başvurusunun bulunduğunu, TTKB’den bu eşitsizliğin giderilmesini beklediklerini” belirtti. “MÜZED’in bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülke geneline yayılan nitelikli ve birikimli kadrosuyla eğitim öğretim alanında yapılacak düzenlemelere, alınacak kararlara katkı sunmaya hazır” olduğunu vurguladı. MEB TTKB Başkan Yardımcısı Halil AŞICI derneğimizce kendilerine iletilen önerilere teşekkür etti.“MEB Talim ve Terbiye Kurulu üyelerinin Çalıştayda ele alınan konuları hâlen görüşmekte olduğunu, henüz alınmış bir karar olmadığını” belirtti. “Bir öğretim yılının dört döneme ayrılmasının düşünülmediğini” vurguladı. “Din kültürü ve ahlâk bilgisi dersinin ilköğretim birinci sınıftan itibaren başlatılmasının söz konusu olmadığını” söyledi. Halil Aşıcı, “liselere haftada iki saat zorunlu beden eğitimi dersi getirileceğini; müzik ve görsel sanatlar derslerinden birinin dört yıllık lise öğrenimi süresince haftada bir saat zorunlu/seçmeli olarak okutulacağını, bir saati ikiye çıkarmanın bugün için olanaklı gözükmediğini” belirtti. “Konservatuvarların Türk Halk Müziği bölümü mezunlarının diğer bölüm mezunları gibi pedagojik formasyon eğitiminden sonra öğretmen olarak atanabilmesi konusu kurula geldiğinde, bu konudaki görüşlerinin olumlu olacağını” vurguladı. MÜZED Genel Başkanı Refik Saydam’ın, müzik eğitimiyle ilgili görüş ve önerilerini daha ayrıntılı sunabilmek için hâlen hazırlıkları süren 18. Millî Eğitim Şûrasına dernek adına katılma isteğini not alarak “MÜZED Genel Başkanını Şûraya müşahit olarak çağıracaklarını” söyledi.
Türk müzik eğitimi tarihinde çok önemli bir yeri olan; Musiki Muallim Mektebinden aldığı bayrağı onurla taşıyarak bugünlere ulaştıran Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümünün 1972- 73 ve yakın dönemler mezunları 19- 20 Haziran 2010 günlerinde Ankara’da bir araya gelerek özlem giderdiler. Fatma Bildiren ve Serpil Özyüksel’in girişimleri ve diğer birçok müzik eğitimcisinin bu girişimlere destek vermesiyle gerçekleştirilen etkinlikte önce 19 Haziran Cumartesi akşamı Ankara Atlı Spor Kulübündeki yemekte toplanıldı. 20 Haziran Pazar sabahı Ankara Kalesinde And Kafedeki kahvaltıda bir araya gelindi ve Ankara kalesi gezildi. Yıllar sonra birbirine kavuşan dönem arkadaşları illerine dönerken buluşma sevinci ve coşkusunun yerini bir sonraki buluşmaya kadar sürecek özlem duygusu alıyordu.
KOROLARIN, KİTLE ÖRGÜTLERİNİN EĞİTİM, KÜLTÜR, SANAT KURUMLARININ DEĞERLİ YÖNETİCİLERİNE CUMHURİYETİMİZİN 87. YILINI CUMHURİYET VE ATATÜRK MARŞLARIYLA KUTLUYORUZ Yüce önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, emperyalizme karşı kazandığımız Büyük Zafer’in ve bu zaferin ardından yarattığımız genç Cumhuriyetimizin üzerinde yükseleceği temeli, 1936 yılındaki bir söylevinde şöyle dile getirmişti: “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.” Türk Ulusu, bir eğitim, kültür ve sanat seferberliğiyle cumhuriyet aydınlanmasını yaşayabilir ve çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkabilirdi. Ülkemiz, Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında Atatürk’ün öncülüğünde büyük bir eğitim, kültür ve sanat atılımını yaşadı. Atatürk’ün “Cumhuriyetin temeli kültürdür” düşüncesi bugün de ülkemiz için yaşamsal önemdedir. Bu önemin farkında olan müzik ve sahne sanatçılarının, müzik eğitimcilerinin, sanatseverlerin, Cumhuriyetin getirdiği değerlere duyarlı yurttaşların bir araya geldiği kitle örgütleri olarak iki yıldır Cumhuriyet bayramlarını Ankara Anıtpark’ta binlerce kişiden oluşan koro konserleriyle kutladık. Yurdun dörtbir yerinden gelen yüze yakın korodan ve binlerce yurttaştan oluşan bu dev koroya Şef İbrahim Yazıcı yönetiminde çok sayıda gönüllü sanatçıdan oluşan bir bando eşlik etti. Bu büyük konserlerin tüm katılımcıları Anıtkabir’in yanıbaşındaki Anıtpark’ta seslendirdikleri marş ve şarkılarla Cumhuriyet coşkusunu, Atatürk’ün yapıtlarına sahip çıkma kararlılığını yaşadılar. Geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirdiğimiz konserlerin düzenliliğinden, başarısından ve gelen yoğun isteklerden aldığımız cesaretle “CUMHURİYETİN TEMELİ KÜLTÜRDÜR" Korolar Konserinin üçüncüsünü 24 Ekim 2010 Pazar günü saat:12.00 de, Ankara Anıtpark’ta " sizlerle birlikte çok daha anlamlı, kitlesel ve nitelikli bir katılımla gerçekleştirmek istiyoruz. 87. Yıl Cumhuriyet Korosunun her meslekten tüm katılımcıları geçen yıllarda olduğu gibi koro elemanı olarak alanda yer alacak, hiçbir katılımcı dinleyici, izleyici konumunda olmayacaktır. Bunun için katılımcı tüm korolara önceden seslendirilecek marş ve şarkıların notaları gönderilecek; korolar dışında alana gelen tüm yurttaşlarımıza da aynı marş ve şarkıların sözleri dağıtılacaktır. Korolarımızı, eğitim öğretim kurumlarımızı, kitle örgütlerimizi, yurttaşlarımızı; Cumhuriyet Bayramını Cumhuriyet Korosu ile birlikte kutlamaya, Cumhuriyetin kazanımlarına, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Konsere katılmak isteyen koroların ekli başvuru formunu doldurarak faks veya e-posta yoluyla bizlere ulaştırmasını bekliyoruz. Repertuvar en kısa zamanda size ulaştırılacaktır. Saygılarımızla. TAMER LEVENT 87. YIL CUMHURİYET KOROSU DÜZENLEME KURULU a. TOBAV Genel Başkanı
87. YIL CUMHURİYET KOROSU DÜZENLEME KURULU: - ALEGRİA KOROSU - DEVLET TİYATROLARI OPERA ve BALESİ ÇALIŞANLARI VAKFI (TOBAV) - KAVAKLIDEREM DERNEĞİ - MÜZİK EĞİTİMCİLERİ DERNEĞİ (MÜZED) - SEVDA CENAP AND MÜZİK VAKFI (Düzenleyici kuruluşlar abecesel olarak sıralanmıştır.)