19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI, ATATÜRK’ÜN SAMSUN’A ÇIKMA İSTENCİ VE KARARLILIĞININ YAŞANDIĞI ORTAK DEĞERİMİZDENDİR
- Ayrıntılar
- Kategori: Basın Açıklamaları
- Yayınlanma: Cumartesi, 14 Ocak 2012 12:52
- Refik Saydam tarafından yazıldı.
- Gösterim: 171

Basın Açıklaması:
14.01.2012
Millî Eğitim Bakanı Ömer Dinçer adına Müsteşar Emin Zararsız imzasıyla il Millî Eğitim müdürlüklerine gönderilen 11.01.2012 tarih ve 817 sayılı genelge ile Ankara dışındaki illerde öğrencilerin katılımı ile yapılacak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinin okullarda kutlanması istendi. Genelgede, ilgili yönetmelikte “yer almadığı” öne sürülen “Başkent dışındaki il ve ilçelerde senaryo, değişik renk ve nitelik arz eden gösteri ve fon çalışmaları gibi etkinliklere yer verilmemesi” istendi.
Stadyumlarda ve kent alanlarında öğrencilerin de katılımıyla yapılacak kutlama törenlerinin iptal edildiği anlamına gelen bu kararın gerekçesinde ise "Kutlama törenlerinin hazırlık döneminin mevsim olarak soğuk bir zamana denk gelmesi nedeniyle sağlık sorunlarına yol açmasına, çalışma süresinin uzun olması nedeniyle öğrencilerin derslere ilgisinin azalmasına, motivasyonlarının düşmesine, gönüllü olmayan öğrenci velilerinin okullarla olan ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğu yönünde duyumlar alınmaktadır." ifadesine yer verildi.
Bu karara yurttaşların, kamuoyunun, demokratik kitle örgütlerinin ülke çapında yükselen yoğun tepkisi üzerine Bakan Dinçer, 'Biz 19 Mayıs ve benzeri bayramlarımızı Cumhuriyetimizin en sembolik ve Cumhuriyet'in varlığına işaret eden temel değerlerden birisi olarak görüyoruz(…). Bugün yapılan şey, herhangi bir değişiklik değil sadece 1981 yılında çıkmış yönetmeliğin uygulanmasından ibaret.'' dedi.
Dinçer, bu son açıklamasının devamında geçmişteki Cumhuriyet yönetimi yıllarını da suçlayarak bugüne dek yapılmakta olan törenlerdeki gösteriler konusunda ''Özellikle 1940'lı yılların daha çok otoriter yönetim anlayışının ritüeli olarak ortaya çıkan bu ve benzeri türden kutlama şekilleri, modern dünyanın çok uzun zamandan beri terk ettiği şekiller.” açıklamasını getirdi.
Bakan Dinçer’in aldıkları kararı, Törenler Yönetmeliğine dayandırarak savunması, gerçeği yansıtmamaktadır. 14.01.1981 tarih ve 8/3456 sayılı “Ulusal ve Resmî Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği”nde düzenlenen törenlerin amacı “Bayramların anlam ve önemine uygun olarak coşku ile kutlanmasını sağlamak ve böylece Büyük Atatürk'e ve ilkelerine bağlılığı geliştirmek ve Ulusal birliği pekiştirmek” olarak karar altına alınmıştır.
Aynı Yönetmelikte:
Bayramların özelliğine ve mahallin durumuna göre anma, tören ve gösteri programları hazırlanacağı;
Hava koşullarının uygun bulunmaması halinde, açık alanlarda yapılacak olan gösterilerin Komitece haftanın ilk tatil gününde yapılmak üzere bir defaya mahsus olarak ertelenebileceği;
Yapılacak program içerisinde çeşitli gösterilere, yarışmalara, süslemelere, ışıklandırmalara ve fener alayları gibi bayramla ilgili faaliyetlere yer verileceği
Başkent'te ve diğer illerde gençlik adına, bir öğrenci tarafından konuşma yapılacağı ve bir öğrenci tarafından da şiir okunacağı; Atatürk’ün gençliğe seslenişinin ve gençliğin Atatürk’e cevabının seslendirileceği; alt komitece belirlenen sıraya göre tören geçişinin, gösterilerin ve programda yer alan diğer faaliyetlerin yapılacağı; günün anlam ve önemine uygun olarak, halk oyunları, konferanslar, sergiler, yarışmalar, tiyatro, bale, konser gibi çeşitli faaliyetlere yer verileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununda Türk Milli Eğitiminin genel amaçlarının en başında “Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılâp ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek” ifadesi yer alır.
Tarihsel ve toplumsal ortak değerlerimizin başında gelen ulusal bayramlarımızın, çocuklarımıza ve gençlerimize bu amaçların kazandırılmasında çok önemli bir yeri vardır.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, ülkemizin en başta gelen ulusal bayramlarından biridir. Bu bayram için düzenlenen törenlerin, en güç koşullarda Atatürk’ün Samsun’a çıkma istenci ve kararlılığıyla ulusal bağımsızlığımıza, cumhuriyet devrimlerimize başta gençlik olarak bütün ulusça sahip çıkılmasının coşkusunu, sevincini yansıtması hedeflenir.
Ulusal Bayram törenlerinin basmakalıp biçimde yapılmaması, sıradanlaştırılmaması, yozlaştırılmaması, bu arada derslerin de aksatılmaması, çocukların soğukta bekletilmemesi; öğrencilerin ve yurttaşların katılımıyla amacına uygun biçimde gerçek içeriğiyle yapılması; eğitimcilerin de başta gelen isteğidir.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramının önemsizleştirilmesine yönelen bu uygulama, Bakanlığın bir süredir eğitim sisteminin Atatürk devrimlerinden; laik demokratik cumhuriyet ilkelerinden uzaklaştırılması yönünde aldığı kararların son halkasıdır. Anımsanacağı üzere 3797 sayılı Millî Eğitim Teşkilât ve Görevleri Hakkındaki Kanun bir gecede Meclis’ten de kaçırılarak lâğvedilmiş, “Kanun Hükmünde Kararname”ye dönüştürülmüş; Bakanlığın görevleri arasından “Atatürk inkılâp ve ilkelerini davranış hâline getirmiş yurttaşlar yetiştirme” görevi kaldırılmıştı. Van Depremi gerekçe gösterilerek Cumhuriyet Bayramı kutlama törenleri iptal edilmişti.
Okullarımızda özveriyle ve sorumlulukla görev yapan Atatürk’ün öğretmenleri, ulusal bayramların önemsizleştirilmesini kabul etmeyecek; ulusal marşlarla, ezgilerle, sanatsal ve sportif etkinliklerle, cumhuriyet bağımsızlık bilincini güçlendirmeye, bayramlarımızı amaçlarına ve içeriklerine uygun olarak daha kararlı biçimde kutlamaya devam edeceklerdir.
Millî Eğitim Bakanlığını ulusal bayramlarımızı önemsizleştiren bu genelgesini geri almaya; eğitimin laik yapısını değiştirme girişimlerine son vermeye çağırıyoruz.
Refik SAYDAM
Müzik Eğitimcileri Derneği (MÜZED)
Genel Başkanı

